<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbetb.COM - Türkiyenin En Seviyeli Sohbet Ortamı - Sohbet , Sesli Sohbet, Sesli Chat, islami sohbet , Dini Sohbet , islami chat , Dini Chat &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetb.com/sohbet/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetb.com</link>
	<description>Sohbetb.COM -  Sohbet , islami sohbet , Dini Sohbet , islami chat , Dini Chat</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Mar 2012 22:12:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kanser düşmanı yiyecekler</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/kanser-dusmani-yiyecekler/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/kanser-dusmani-yiyecekler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 17:47:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[C vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Yalçın Karakoca]]></category>
		<category><![CDATA[E vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser düşmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kansere yakalanmak]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri koruma]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri önle]]></category>
		<category><![CDATA[Kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[meyveler]]></category>
		<category><![CDATA[Radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[sepzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=3070</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, kanser düşmanı yiyecekleri açıkladı. Kansere yakalanmak istemiyorsanız bu gıdaları mutlaka tüketin…Kanser, sağlıklı olduğu düşünülen bir hücrenin normal davranışlarını düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu oluşur. Kanserin oluşmasında çevre, kötü beslenme, sigara, obezite, güneş gibi çok sayıda faktörün etkisi vardır. Bu nedenle günden güne kanser vakalarının sayısı artıyor. İstatistiklere göre, dünyada her yıl 11 milyon kişi kansere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, kanser düşmanı yiyecekleri açıkladı.</p>
<p>Kansere yakalanmak istemiyorsanız bu gıdaları mutlaka tüketin…Kanser, sağlıklı olduğu düşünülen bir hücrenin normal davranışlarını düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu oluşur. Kanserin oluşmasında çevre, kötü beslenme, sigara, obezite, güneş gibi çok sayıda faktörün etkisi vardır.<br />
Bu nedenle günden güne kanser vakalarının sayısı artıyor. İstatistiklere göre, dünyada her yıl 11 milyon kişi kansere yakalanıyor ve bunların 7.6 milyonu yaşamını yitiriyor. Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Şuayib Yalçın, kanserin ölüm nedenleri arasında 2. sırada yer aldığına dikkat çekti. Yalçın, kanseri genel hatlarıyla Bugün’ e anlattı.</p>
<p><a href="http://www.sohbetb.com/wp-content/uploads/226075470971.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-3071" title="22607547097" src="http://www.sohbetb.com/wp-content/uploads/226075470971-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" /></a></p>
<p><strong>BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİN</strong><br />
Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişiyor. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabiliyor.<br />
Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler.<br />
Uzun süren, iyileşmeyen yaralar.<br />
Beklenmeyen kanama ve akıntılar.<br />
Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler.<br />
Yutma güçlüğü veya hazımsızlık.<br />
Siğil ve benlerde belirgin değişiklik.<br />
Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük.<br />
<strong>KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?</strong><br />
Erken teşhiste yüzde 90 oranında iyileşme görülüyor. Burada kişinin kendine ve doktorlara inanması çok önemli. Hastalığı yeneceğini inanan insanlar rahatlıkla kanserin üstesinden gelebiliyor. Örneğin meme kanseri için 25 yaşında itibaren düzenli olarak ayda bir kendi kendine muayene etmek gerekir.</p>
<p><a href="http://www.sohbetb.com/wp-content/uploads/366.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3072" title="366" src="http://www.sohbetb.com/wp-content/uploads/366.jpg" alt="" width="184" height="138" /></a></p>
<p><strong>SAĞLIKLI BESLENİN</strong><br />
Sağlıklı yaşamın püf noktası düzenli ve dengeli beslenmeden geçiyor. Kansere yakalanmak istemiyorsanız aşağıdaki listeye bir göz atın…<br />
Meyveler (özellikle turunçgiller)<br />
Sebzeler (özellikle ıspanak, maydanoz, ısırgan, roka, tere, karalahana gibi yeşil yapraklı olanlar)<br />
Turpgiller (lahana, karnabahar, brokoli vb.)<br />
Soya fasulyesi, fasulye, nohut, mercimek<br />
Balık ve balık yağları<br />
Yoğurt<br />
Tahıl taneleri<br />
Yeşil çay, sarmısak, soğan<br />
C vitamini, E vitamini, karotenler ve folik asit<br />
Meyve ve sebze posası, fitik asit, bitkisel steroller<br />
Selenyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, potasyum.<br />
<strong>2 ERKEKTEN BİRİ PROSTAT KANSERİ</strong><br />
Her 2 erkekten biri kansere yakalanma riskiyle karşı karşıya. Yalçın her 10 erkekten birinin prostat, 13 erkekten birinin akciğer, 20 erkekten birinin kolon, 30 erkekten birinin mesane, 50 erkekten birinin lenf kanserine yakalanma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.<br />
<strong>8 KADINDAN BİRİ MEME KANSERİ</strong><br />
Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da kanserle sıkça karşılaşılıyor. Türkiye’de 1 milyona yakın meme kanseri hastası olduğuna dikkat çeken Yalçın, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğunu, 8 kadından birinin meme, 20 kadından birinin akciğer, 40 kadından birinin rahim kanserine yakalanma riski taşıdığını belirtti.<br />
<strong>NASIL KORUNULUR?</strong><br />
Sigara ve tütün kullanımından kaçmak. Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak, soluk borusu, yemek borusu, pankreas, rahim ağzı, böbrek ve mesane kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor.<br />
Sağlıklı ve dengeli beslenmek. Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, kanserden korunmada etkin rol oynuyor.<br />
Güneş ışınlarından korunmak. Güneş ışınlarına maruz kalma sonucu ortaya çıkan çeşitli deri kanserlerinden korunmanın yolu güneş ışınından korunmakla mümkündür.<br />
<strong>İŞ ORTAMININ ETKİSİ VAR MI?</strong><br />
Bazı meslek grupları, örneğin duvar sıvama ve bebek pudrası olarak kullanılan asbest madeninin işletildiği yerlerde çalışanlarda ve radyologlarda akciğer kanserine yakalanma riski yüksektir.<br />
<strong>GENETİK FAKTÖR ÖNEMLİ Mİ?</strong><br />
Ailede akciğer kanseri olması akciğer kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır. Eğer kişinin ailesinde akciğer kanserine yakalanmış biri varsa, kendisi uzun yıllar sigara içiyorsa ve yaşı 40′ın üzerindeyse durumu incelemeye alınmalıdır.<br />
<strong>BESİNLERİN TEDAVİYE ETKİSİ VAR MI?</strong><br />
Değişik sebze ve meyvelerle kanser tedavi edilmez. Gıdaların akciğer kanseriyle ispat edilmiş hiçbir ilişkisi yoktur. Herkes hayatını daha sağlıklı devam ettirebilmek için tüm besinleri düzenli bir şekilde yemelidir. Vitaminlerin de akciğer kanseri üzerinde etkisi yoktur. Önemli olan insanların düzgün ve dengeli beslenmesidir.<br />
<strong>KADINLAR TEHLİKENİN EŞİĞİNDE Mİ?</strong><br />
Erkeklerde hastalık kadınlara göre 3-4 kat daha fazla. Çünkü erkek daha fazla sigara içer. Çok gelişmiş ülkelerdeyse bu oran eşittir, çünkü kadın ve erkek hemen hemen aynı evrede sigaraya başlarlar. Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe sigara içimi artar. Şimdi Türkiye’de de eğitimli kadınlar artıyor, bununla beraber sigara içimi de artıyor. Üstelik Kadınlar bağımlı olduğunda sigarayı daha zor bırakabiliyor.<br />
<strong>KİMLER RİSK ALTINDA?</strong><br />
Sigara içenler, pasif içiciler (sigara içenlerin dumanını alanlar), genetik olarak kanser geliştirmeye meyilli yapıdan gelenler ve aspese maruz kalanlar, akciğer kanseri hastalığına yakalanmada risk altındadırlar.<br />
<strong>CİĞERLERİNİZİN KIYMETİNİ BİLİN</strong><br />
Türkiye’de her yıl 25 bin kişi akciğer kanserine yakalanıyor. En önemli nedeni ise sigara içmek… Sigarayı bırakarak kendinize ve çevrenize iyilik yapın. Dünyada genel ölüm nedenleri arasında ilk sırada akciğer kanseri yer alıyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 25 bin yeni akciğer kanseri hastası ortaya çıkıyor ve bunun çoğunluğunu erkekler oluşturuyor. Akciğer kanseriyle ilgili çalışmaları ile dünya tıp literatürüne giren Prof. Dr. Yalçın Karakoca bu vakayla ilgili her şeyi Bugün’e açıkladı…<br />
<strong>AKCİĞER KANSERİ NASIL OLUŞUR?</strong><br />
Akciğer kanserinin yüzde 90′ı sigara içenlerde gelişir. Dolayısıyla akciğer kanseri, akciğer dokusunun ve özellikle soluk borusunun yüzde 95′inin sigara içimiyle tıkandığı ölümcül bir hastalıktır. Günde 1 paket sigara içen kişide 20 yıl sonra kanser riski 40 kat daha yüksek bir biçimde ortaya çıkar. Hava kirliliği, radyasyon, genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları gibi etkenlerin hiçbirisi sigara kadar önemli bir neden değildir. Sigarayı bırakan kişi, akciğer kanserine yakalanma riskini büyük ölçüde düşürür.<br />
<strong>ERKEN TANI MÜMKÜN MÜ?</strong><br />
Vaktinde teşhis önemlidir. Tümör henüz etrafına bulaşmamışsa ve cerrahi operasyonla çıkartılabilecek nitelikteyse ameliyat edilerek hasta kurtulabilir. Ancak maalesef teşhis edilmiş hastaların ameliyat edilebilme şansını yakalayabilenler en fazla yüzde 15′tir.<br />
Akciğer kanseri hastalığının en kötü tarafı teşhis edildiğinde hastaların yüzde 85′inin ameliyat ile tedavi edilebilme şansının ortadan kalkmasıdır. Bu demektir ki akciğer kanserinin erken teşhis edilebilen bir hastalık değildir. Hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikayete yol açmayabilir. Bu da farkında olmadan hastalıkla beraber uzun süre yaşamak anlamına gelir.<br />
<strong>PASİF İÇİCİ OLMAK ZARARLI MI?</strong><br />
Tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 90′ı sigaraya bağlıdır. İkinci risk faktörü pasif duman altı olmaktır. İçmeden solumak da hastalığa yakalanmak için yeterlidir. Kişi, bulunduğu mekanda duman altına maruz kalmamalı. Kapalı mekanlarda sigara içmeyi önleyen yasa bu anlamda masum birçok kişinin hayatını kurtaracak.<br />
<strong>TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELER?</strong><br />
Soluk borusunun temizlenmesi<br />
Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)<br />
Işın tedavisi ( Radyoterapi)<br />
İlaç tedavisi ( Kemoterapi) BELİRTİLERİ<br />
Göğüs ağrısı<br />
Ses kısıklığı<br />
Hırıltılı solunum<br />
Öksürük<br />
Nefes darlığı<br />
Kanlı balgam<br />
Egzersiz kısıtlaması<br />
Kol/omuz ağrısı<br />
Yutma güçlüğü<br />
Kemik ağrısı<br />
Kilo kaybı<br />
Kansızlık<br />
<strong>NEDENLERİ</strong><br />
Sigara (% 90 dan daha fazla)<br />
Asbeste maruz kalma<br />
Halojen eterler<br />
İnorganik arsenik<br />
Radyoizotoplar<br />
Hava kirliliği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/kanser-dusmani-yiyecekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi cerrah&#8217;a güvenilir.?</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/hangi-cerraha-guvenilir/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/hangi-cerraha-guvenilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 16:38:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Oktar Asoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM VE TECRÜBE]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi cerrah'a güvenilir]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Laparoskopik cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[spesifikleşmiş cerrahlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=3028</guid>
		<description><![CDATA[Hastalar, bir cerrahın başarılı olduğunu nasıl anlayabilir? Prof. Dr. Oktar Asoğlu, &#8220;Araştırdık; bir cerrah 100 tane kapalı operasyon yaptıktan sonra ancak açık ameliyattaki kadar başarılı oluyor&#8221; diyor İç organ ameliyatlarında özellikle de kanserlerde kapalı cerrahi tercih ediliyor. Ancak, açık ameliyatlar kadar başarılı olup olmadıkları hâlâ tartışmalı. İstanbul Tıp Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Oktar Asoğlu, karın içine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Hastalar, bir cerrahın başarılı olduğunu nasıl anlayabilir? Prof. Dr. Oktar Asoğlu, &#8220;Araştırdık; bir cerrah 100 tane kapalı operasyon yaptıktan sonra ancak açık ameliyattaki kadar başarılı oluyor&#8221; diyor</h2>
<p><a href="http://www.sohbetb.com/wp-content/uploads/692315779136.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3029" title="692315779136" src="http://www.sohbetb.com/wp-content/uploads/692315779136.jpg" alt="" width="200" height="176" /></a></p>
<p>İç organ ameliyatlarında özellikle de kanserlerde kapalı cerrahi tercih ediliyor. Ancak, açık ameliyatlar kadar başarılı olup olmadıkları hâlâ tartışmalı. İstanbul Tıp Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Oktar Asoğlu, karın içine uygulanan kapalı ameliyatlarla ilgili sorularımızı yanıtladı:<br />
<img src="http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" /> <strong>Kapalı ameliyatlar sindirim sistemi kanserlerinde uygulanabilir mi?<br />
</strong>Laparoskopik cerrahi ilk olarak safra kesesi, apandisit, fıtık gibi karnın tek bir alanını ilgilendiren hastalıkların tedavisinde yaygın kullanılmaya başlandı. Zaman içinde elde edilen deneyim sonucunda, giderek daha karmaşık cerrahilerde uygulandı. Bugün için sindirim siteminde; yemek borusu, pankreas, mide ve kalın bağırsak kanserlerinde yaygın olarak kapalı ameliyat yöntemi kullanabiliyoruz.</p>
<p><strong>EĞİTİM VE TECRÜBE<br />
</strong><img src="http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" /> <strong>Sindirim sistemi kanserlerinde laparoskopi uygulayacak cerrah nasıl olmalı? Her cerrah bu ameliyatı rahatlıkla yapabilir mi?<br />
</strong>Amerika&#8217;da bile, kalın bağırsak kanseri ile uğraşan kolorektal cerrahların yaklaşık yüzde 20&#8242;si, laparoskopik cerrahiyi uygulayabilir haldedir. Bunun için ciddi bir eğitimden geçmeleri ve belirli bir sayıda operasyon yapmış olmaları gerekmektedir. Örneğin bir cerrahın bir rektum kanseri ameliyatında açık cerrahiye eşit sonuçlar elde edebilmesi için 100 civarında laparoskopik ameliyat yapması gerekir. Bu sayı çok yüksek olduğu için bunu yapabilecek cerrahın konuyla ilgili yeterli eğitimden geçmesi ve laparoskopiye odaklanması önemlidir. Başarılı bir cerrah, elde ettiği beceriyi sürekli uygulayabilmelidir.<br />
<strong><br />
ÇABUK İYİLEŞİRLER<br />
</strong><img src="http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" /> <strong>Laparoskopik cerrah diye bir kavram var mı?<br />
</strong>Laparospopik cerrah diye bir kavram yoktur. Sadece belli alanda spesifikleşmiş cerrahlar, hastalarına klasik cerrahinin yanı sıra laparoskopik cerrahiyi de sunabilir. Bir cerrahın her şeyi yapmasının çok bilimsel gerçekliği yoktur.<br />
<img src="http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg" alt="" /> <strong>Kapalı ameliyatın hastaya ne tür getirileri oluyor?<br />
</strong>Hastanede kalış süresini azalıyor, hasta çok daha az ağrı duyuyor. Karın kesisi çok daha küçük olduğu için hastada ağrı kesici kullanmaya çoğu zaman gerek bile kalmıyor. Eğer deneyimli ve iyi eğitimli cerrahlar tarafından yapılırsa açık cerrahiye göre çok daha iyi sonuç alınıyor. Hastalar, kemoterapiye daha çabuk başlayabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/hangi-cerraha-guvenilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAPALI ORTAMDA 2 LİTRE, GÜNEŞ ALTINDA İSE 4 LİTRE SU İÇİN</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/kapali-ortamda-2-litre-gunes-altinda-ise-4-litre-su-icin/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/kapali-ortamda-2-litre-gunes-altinda-ise-4-litre-su-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2011 15:36:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ghost</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[Doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Dr Kadir]]></category>
		<category><![CDATA[Engel]]></category>
		<category><![CDATA[Gece]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu Özel Anadolu Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kusma]]></category>
		<category><![CDATA[Limonata]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[Op. Dr. Kadir Önem]]></category>
		<category><![CDATA[Risk]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Yan]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2841</guid>
		<description><![CDATA[Kastamonu Özel Anadolu Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kadir Önem, hava sıcaklıklarının artması nedeniyle yaz 4 aylarında sıcaklığın yüksek olması sonucu vücuttaki suyun terleme yoluyla daha çok dışarı atılmasının idrarın azalmasına, bunun da böbrekte taş oluşmasına zemin hazırladığı konusunda uyarıyor. Op. Dr. Kadir Önem, sıcak havaların özellikle yaz dönemlerinde böbrek taşı hastaları için risk oluşturduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kastamonu Özel Anadolu Hastanesi</strong> <a href="http://www.sohbetb.com">Üroloji </a>Uzmanı <a href="http://www.sohbetb.com">Op. Dr. Kadir Önem</a>, hava sıcaklıklarının artması nedeniyle yaz 4 aylarında sıcaklığın yüksek olması sonucu vücuttaki suyun terleme yoluyla daha çok dışarı atılmasının idrarın azalmasına, bunun da böbrekte taş oluşmasına zemin hazırladığı konusunda uyarıyor.</em></p>
<p><em><strong>Op. Dr. Kadir Önem</strong>, sıcak havaların özellikle yaz dönemlerinde böbrek taşı hastaları için risk oluşturduğu gibi, yeni hastalara da zemin hazırladığını belirtti. Önem, “Sıcak havada terleme ile su kaybedilmesi, idrarı azaltarak böbrek taşı oluşmasına yol açıyor. Orta yaş üzerindeki erkeklerde ise risk daha fazla oluyor” söyledi.</em></p>
<p><em>Op. Dr. Kadir Önem şöyle devam etti: “Yaz aylarında, riski azaltabilmek için günün büyük bölümünü kapalı ortamlarda geçirenler günde iki litre, güneşli ortamlarda bulunanlar ise 3-4 litreden fazla su içmeli. Özellikle, nem oranı oldukça yüksek olan kentlerde böbrek taşı hastaları daha tedbirli olmalı. Ayrıca, limon suyunun bazı taşların oluşumuna engel olduğu da bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Doktor önerisi ile günlük sıvı ihtiyacının bir kısmının limonata olarak alınması yararlıdır.”</em></p>
<p><em>Op. Dr. Kadir Önem, böbreğin içindeki taşların sarsıntılı bir yolculuk veya aşırı bir aktivite sonrası aniden bulunduğu yerden hareketlenip böbrek ile mesane arasındaki idrar yoluna düşmesiyle şiddetli sancıların başlayabildiğim, ağrının sırtın yan tarafı ve böbrek üzerinde olabileceği gibi kasıklara doğru da yayılabildiğini belirtti. Gece çok sık idrara kalkmanın, bulantı, kusma ve idrarın hafif kanlı olmasının böbrek taşı belirtisi olabileceğine dikkati çeken Önem, “Eğer, ağrı bir kaç günden uzun sürerse, idrar yaparken şiddetli yanma, yüksek ateş gibi belirtiler olursa hemen bir uzmana başvurulması gerekir” dedi.</em></p>
<p><em>SESSİZ TAŞ BÖBREĞİ ÇÜRÜTÜR</em></p>
<p><em>Bazı idrar yolu taşlarının ise oldukça iri olmalarına rağmen hiçbir şikayete yol açmadıklarının da görüldüğünü, bazı sessiz taşlarında böbreği çürüttüğünün görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Kadir Önem, taşı olduğu bilinen hastaların şikayeti olsun yada olmasın muhakkak rutin kontrollerine gitmelerinin önemli olduğunu söyledi.</em></p>
<p><em>KAPALI ORTAMDA 2 LİTRE, GÜNEŞ ALTINDA İSE 4 LİTRE SU İÇİN</em></p>
<p><em>Kastamonu Özel İsfendiyar Anadolu Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kadir Önem, hava sıcakların artmasıyla birlikte böbrek taşı oluşma riskinin de artacağına dikkat çekti ve ekledi: “Yaz aylarında bu riski azaltmak için günün büyük bölümünü kapalı ortamlarda geçirenler günde 2 litre, güneşli ortamlarda bulunanlar ise 3-4 litreden fazla su içmeli”</em></p>
<p><em>LİMON SUYU BÖBREK TAŞI OLUŞUMUNU ENGELLİYOR</em></p>
<p><em>Limon suyunun bazı taşların oluşumunu engellediği bilimsel araştırmalarla kanıtlandığını da ifade eden Önem, su ihtiyacının bir bölümünün limonata olarak alınmasının da yararlı olacağını söyledi.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/kapali-ortamda-2-litre-gunes-altinda-ise-4-litre-su-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü &#8220;Engelli Çocuklara Ve Ailelerine Sağlanan Olanaklar&#8221; Adlı Bir Rehber Kitap Hazırladı.</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/istanbul-universitesi-cocuk-sagligi-enstitusu-engelli-cocuklara-ve-ailelerine-saglanan-olanaklar-adli-bir-rehber-kitap-hazirladi/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/istanbul-universitesi-cocuk-sagligi-enstitusu-engelli-cocuklara-ve-ailelerine-saglanan-olanaklar-adli-bir-rehber-kitap-hazirladi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 17:57:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ghost</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Gülbin Gökçay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2630</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü &#8220;Engelli Çocuklara Ve Ailelerine Sağlanan Olanaklar&#8221; Adlı Bir Rehber Kitap Hazırladı. Prof. Dr. Gülbin Gökçay&#8217;ın koordinatörlüğünde İÜ Çocuk Sağlığı Enstitüsü Gelişim Nörolojisi Yüksek Lisans ÖğrencileriFatma Nur Boylu, Büşra Kepenek, Pınar Kütük ve DenizTuncer tarafından gerçekleştirilen çalışma, engelli çocuk ve ailelerini, kendilerine sağlanan olanaklar hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor. Engelli vatandaşlarımız için yapılan yardımlar ve hizmetlerfarklı kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu hizmet ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü &#8220;Engelli Çocuklara Ve Ailelerine Sağlanan Olanaklar&#8221; Adlı Bir Rehber Kitap Hazırladı.</p>
<p>Prof. Dr. Gülbin Gökçay&#8217;ın koordinatörlüğünde İÜ Çocuk Sağlığı Enstitüsü Gelişim Nörolojisi Yüksek Lisans ÖğrencileriFatma Nur Boylu, Büşra Kepenek, Pınar Kütük ve DenizTuncer tarafından gerçekleştirilen çalışma, engelli çocuk ve ailelerini, kendilerine sağlanan olanaklar hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Engelli vatandaşlarımız için yapılan yardımlar ve hizmetlerfarklı kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu hizmet ve yardımlar hakkında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak çoğu zamanda mümkün olmamaktadır. Bu yüzden pek çok engelli ailesi, kendilerine sunulan haklardan yeterince haberdar olamamakta, nereye nasıl başvuracaklarını bilememektedirler. Söz konusu bu kitap, engelli ailelerin bu ihtiyaçlarını karşılamak için hazırlanmıştır.</p>
<p>Kitap hazırlanırken çeşitli kanun ve yönetmelikler incelenmiş, ilgili kurum ve kuruluşlarda görevli kişilerle görüşülerek konu ile ilgili uluslararası uygulamalar göz önünde bulundurulmuştur.</p>
<p>Kitapta vergiler, maddi yardımlar, eğitim yardımları, sosyal güvenceler hakkında detaylı bilgiler verilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/istanbul-universitesi-cocuk-sagligi-enstitusu-engelli-cocuklara-ve-ailelerine-saglanan-olanaklar-adli-bir-rehber-kitap-hazirladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;AIDS hastaları tezek yemek zorunda kalıyor&#8217;</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/aids-hastalari-tezek-yemek-zorunda-kaliyor/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/aids-hastalari-tezek-yemek-zorunda-kaliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2011 11:32:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2614</guid>
		<description><![CDATA[Afrika ülkesi Swaziland&#8217;de AIDS hastalarının, ilaçlarını tezek yedikten sonra içmek zorunda kaldıkları iddia edildi. Ülkede AIDS konusunda faaliyet yürüten dernekler yaptıkları açıklamada bu durumun, AIDS ilaçlarının dolu mideye alınması gerekmesi sebebiyle ortaya çıktığı belirtildi.Örgütler, ülkede yemek bulmakta zorlanan AIDS hastalarının inek gibi büyükbaş hayvanların tezeklerini su ile birlikte yuttuktan sonra ilaçlarını almak durumunda kaldıklarını bildirdiler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Afrika ülkesi Swaziland&#8217;de AIDS hastalarının, ilaçlarını tezek yedikten sonra içmek zorunda kaldıkları iddia edildi.</h2>
<p>Ülkede AIDS konusunda faaliyet yürüten dernekler yaptıkları açıklamada bu durumun, AIDS ilaçlarının dolu mideye alınması gerekmesi sebebiyle ortaya çıktığı belirtildi.Örgütler, ülkede yemek bulmakta zorlanan AIDS hastalarının inek gibi büyükbaş hayvanların tezeklerini su ile birlikte yuttuktan sonra ilaçlarını almak durumunda kaldıklarını bildirdiler.<br />
BBC&#8217;ye konuşan Sipho Dlamini, bazı AIDS hastalarının yemek bulamadığı için ilaçlarını almayı bıraktıklarını söyledi.1.2 milyon nüfuslu Swaziland 230 bin AIDS hastasıyla dünyadaki AIDS yaygınlık oranının en yüksek olduğu ülkeler arasında.Bu hastalardan 65 bini devlet tarafından sağlanan ücretsiz AIDS ilaçlarını kullanıyor.<br />
Ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik kriz sağlık sektörüne yapılan devlet harcamalarının kesilmesi riskini beraberinde getirdi.İktidarda olan Kral 3. Mswati ülkenin nakit rezervlerinin tükenmekte olduğunu açıklamış, komşu ülke Güney Afrika&#8217;dan kurtarma yardımı talep etmişti.<br />
Kral ayrıca kamu harcamalarında kesintiler içeren bir tasaruf paketini uygulamaya koymuştu.Çarşamba günü başkent Mbabane&#8217;de ülkede süregelen ekonomik krize ve kesinti paketine karşı düzenlenen protesto gösterisinde sağlık harcamalarında tasarrufa gidilmesi sebebiyle AIDS hastalarının karşı karşıya kalacakları güç duruma dikkat çekildi.BBC&#8217;nin sorularına cevap veren Sipho Dlamini göstericilerin iktidardan sağlık harcamalarını gözardı etmemeleri çağrısında bulunduklarını belirtti.</p>
<p>Swaziland&#8217;de kitlesel yoksullukla idarecilerin lüks hayatı ile çelişki yaratıyor.<br />
Kral Mswati&#8217;nin kişisel servetinin 200 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilirken, Kral&#8217;ın 13 karısının her birinin yaşadığı malikanelerin masrafları devlet bütçesinden karşılanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/aids-hastalari-tezek-yemek-zorunda-kaliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlılar sözlerini anımsıyor</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/yaslilar-sozlerini-animsiyor/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/yaslilar-sozlerini-animsiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 13:45:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaya göre yaşlılar ne söylediklerini hatırlıyor ancak kiminle konuştuklarını unutuyorlar.]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre yaşlılar ne söylediklerini hatırlıyor ancak kiminle konuştuklarını unutuyorlar.]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılar sözlerini anımsıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2490</guid>
		<description><![CDATA[Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre yaşlılar ne söylediklerini hatırlıyor ancak kiminle konuştuklarını unutuyorlar. Baycret’s Rotman Araştırma Enstitüsü’nde yapılan incelemelere göre yaşlılar konuştukları kişilerle konuştukları konular arasında net bir bağlantı kuramıyor. Bu da yaşlıların söylenilenleri ve kişileri birbiri ile karıştırmasına neden oluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre yaşlılar ne söylediklerini hatırlıyor ancak kiminle konuştuklarını unutuyorlar.</p>
<p>Baycret’s Rotman Araştırma Enstitüsü’nde yapılan incelemelere göre yaşlılar konuştukları kişilerle konuştukları konular arasında net bir bağlantı kuramıyor. Bu da yaşlıların söylenilenleri ve kişileri birbiri ile karıştırmasına neden oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/yaslilar-sozlerini-animsiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Çivi çiviyi söker&#8217;</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/civi-civiyi-soker/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/civi-civiyi-soker/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 13:45:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA['Çivi çiviyi söker']]></category>
		<category><![CDATA[ABD'de alkolizm tedavisinin popüler ilaçlarından biri haline gelen hap alkoliklerin yüzde 78'ini başarıyla tedavi etti.]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinin popüler ilaçlarından biri haline gelen hap alkoliklerin yüzde 78'ini başarıyla tedavi etti.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2488</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de alkolizm tedavisinin popüler ilaçlarından biri haline gelen hap alkoliklerin yüzde 78&#8242;ini başarıyla tedavi etti. İlaç, içki içmeden bir saat önce kullanılıyor. İçki içerken beynin zevk merkezinin daha az uyarılmasını sağlayarak beynin bu hissi dolayısıyla içki bağımlılığını azaltıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;de alkolizm tedavisinin popüler ilaçlarından biri haline gelen hap alkoliklerin yüzde 78&#8242;ini başarıyla tedavi etti.</p>
<p>İlaç, içki içmeden bir saat önce kullanılıyor. İçki içerken beynin zevk merkezinin daha az uyarılmasını sağlayarak beynin bu hissi dolayısıyla içki bağımlılığını azaltıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/civi-civiyi-soker/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansere son verecek meyve</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/kansere-son-verecek-meyve/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/kansere-son-verecek-meyve/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 13:44:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ispatlandı.]]></category>
		<category><![CDATA[Japon ve Amerikalı profesörlerin yürüttüğü ortak çalışmanın sonucunda papaya meyvesinin rahim]]></category>
		<category><![CDATA[Kansere son verecek meyve]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2486</guid>
		<description><![CDATA[Japon ve Amerikalı profesörlerin yürüttüğü ortak çalışmanın sonucunda papaya meyvesinin rahim, meme, karaciğer, akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ispatlandı. Papayanın yaprağının da kanser hücreleri üzerinde doğrudan antitümör etkisi olduğu ve bağışıklık sistemini de güçlendirdiği açıklandı. Araştırmacılar, 4 farklı güçlü kanser hücre kültürünün papaya özüne tutulduktan 24 saat sonra yapılan ölçümde kanser hücrelerinin büyümesinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Japon ve Amerikalı profesörlerin yürüttüğü ortak çalışmanın sonucunda papaya meyvesinin rahim, meme, karaciğer, akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı ispatlandı.</p>
<p>Papayanın yaprağının da kanser hücreleri üzerinde doğrudan antitümör etkisi olduğu ve bağışıklık sistemini de güçlendirdiği açıklandı. Araştırmacılar, 4 farklı güçlü kanser hücre kültürünün papaya özüne tutulduktan 24 saat sonra yapılan ölçümde kanser hücrelerinin büyümesinin yavaşladığını belirlediler.</p>
<p>Papayanın 24 saatlik kısa zamanda dahi kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatması ama buna rağmen sağlıklı hücrelere zarar vermemesi araştırmacılarda şaşkınlığa neden oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/kansere-son-verecek-meyve/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sofranızdan eksik etmeyin</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/sofranizdan-eksik-etmeyin/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/sofranizdan-eksik-etmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 13:43:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[1 Eylülde açılan av sezonuyla birlikte tezgahlar çeşitli balıklarla renklenirken uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mineral ve proteince zengin bu deniz ürünlerinden haftada en az tüketilmesini öneriyor.]]></category>
		<category><![CDATA[Sofranızdan eksik etmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2484</guid>
		<description><![CDATA[1 Eylülde açılan av sezonuyla birlikte tezgahlar çeşitli balıklarla renklenirken uzmanlar, vitamin, mineral ve proteince zengin bu deniz ürünlerinden haftada en az tüketilmesini öneriyor. Uludağ Üniversitesi (UÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başdiyetisyeni Sevinç Yetişen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balıkta av sezonunun 1 Eylül itibarıyla açıldığını ve bu dönemde taze balığa ulaşmanın daha kolay olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1 Eylülde açılan av sezonuyla birlikte tezgahlar çeşitli balıklarla renklenirken uzmanlar, vitamin, mineral ve proteince zengin bu deniz ürünlerinden haftada en az tüketilmesini öneriyor.</p>
<p>Uludağ Üniversitesi (UÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başdiyetisyeni Sevinç Yetişen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balıkta av sezonunun 1 Eylül itibarıyla açıldığını ve bu dönemde taze balığa ulaşmanın daha kolay olduğunu söyledi.</p>
<p>Pazarda, markette ya da balık hallerinde bütçeye göre balık bulunabildiğini ifade eden Yetişen, hemen her yaşta balığın sağlık açısından büyük önem taşıdığını, özellikle içerdiği yağ asitleriyle beslenmede önemli yer tuttuğunu anlattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/sofranizdan-eksik-etmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oruç tutanlar bayramda dikkat!</title>
		<link>http://www.sohbetb.com/oruc-tutanlar-bayramda-dikkat/</link>
		<comments>http://www.sohbetb.com/oruc-tutanlar-bayramda-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 13:41:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülen Alpaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç tutanlar bayramda dikkat!]]></category>
		<category><![CDATA[oruç tutanların bayramda beslenmelerine her zamankinden daha çok dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetb.com/?p=2482</guid>
		<description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülen Alpaydın, oruç tutanların bayramda beslenmelerine her zamankinden daha çok dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Alpaydın, Ramazan Bayramı&#8217;nda sağlık açısından ölçülü beslenmenin büyük önem taşıdığını belirterek, &#8220;Bayramda ölçüsüzce tüketmek, sağlıklı bireyler için de çok büyük risktir.&#8221; dedi. Ramazan ayı boyunca dikkatli beslenmemek ve metabolizmanın da yavaşlamasıyla kilo alımında artış gözlendiğini anımsatan Alpaydın, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülen Alpaydın, oruç tutanların bayramda beslenmelerine her zamankinden daha çok dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Alpaydın, Ramazan Bayramı&#8217;nda sağlık açısından ölçülü beslenmenin büyük önem taşıdığını belirterek, &#8220;Bayramda ölçüsüzce tüketmek, sağlıklı bireyler için de çok büyük risktir.&#8221; dedi.</p>
<p>Ramazan ayı boyunca dikkatli beslenmemek ve metabolizmanın da yavaşlamasıyla kilo alımında artış gözlendiğini anımsatan Alpaydın, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bir aylık oruç sonrasında gelen Ramazan Bayramı ile yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yapılması gerekir. Ramazan&#8217;da, ikiye indirdiğimiz öğün sayısı, bayramla birlikte değişmektedir. Gün içerisindeki beslenme şeklimiz 3 ana 3 ara öğün olmalıdır. Tüm ana öğünler karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineralleri yeterli miktarda içermelidir. Özellikle bayram sırasında tatlı ve hamur işleri tüketimi yerine; sebze, meyve ve kurubaklagil tüketimi artırılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetb.com/oruc-tutanlar-bayramda-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

