İstanbulun fethinden sonra Hz. Fatih bütün mahkümleri serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve iÅŸkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmiÅŸlerdi. Durum hz. Fatih’e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. [...]
Asalet ver terbiye üstüne kısa bir hikaye… Firavun’un kahinleri, saltanatı yıkacak çocuÄŸun dünyaya geldiÄŸini kendisine haber verdiler. Firavun ölmemek için öldürmek sevdasına kapıldı. O sene dünyaya gelen erkek çocuklarını, kılıçtan geçirtmeye baÅŸladı. Cellatlar; sokak sokak, ev ev dehÅŸet ve ölüm saçıyorlardı. Kadının biri, doÄŸum sancıları baÅŸlayınca, maÄŸaraya vardı ve çocuÄŸunu orada dünyaya getirdi. ÇocuÄŸunun , [...]
Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır. İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan [...]
Vaktiyle padişahlardan biri şehri dolaşmaya çıkmıştı. Tanınmamak için kıyafetini değiştirmiş, yanına da bir kölesini almıştı. Halkın kendi yönetimi hakkında neler düşündüğünü öğrenmek istemisti. Mevsim kıştı. Soğuk her yeri kasıp kovuruyordu. Yolu bir mescide düştü. İki yoksul bir köşede titreyerek oturuyordu. Gidecek başka yerleri yoktu. Onların ne konuştuklarını merak eden padişah yanlarına sokuldu. Fakirlerden şakacı olanı [...]
DerviÅŸin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. ‘Nasıl yaÅŸar bu hayvan, ne yer ne içer?’ diyerek, Allah’ın lütfuna hayran oldu. Derken bir arslan çıkageldi, aÄŸzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doÄŸru sürünerek yaklaÅŸtı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu. Tilkinin yiyeceÄŸinin ayağına geldiÄŸini [...]
Bir yarıştayız sanki, gösteriÅŸ delisi olduk hepimiz.. Elbise çok ”RÜKÜŞ” diyeni de var… Elbise yok ”ŞÜKÜR” diyeni de… Kapına geldim, ölümle geldim… Öldüm de geldim. Eli boÅŸ, kalbi kara, yüzü kara geldim. Affına geldim, lütfuna geldim,sana geldim.”ALLAH’IM” Nefsimi YendiÄŸim Tek Yerdir Belkide SECDEM…YA RABBİ ! Öyle Bir İman BahÅŸetki,Göz YaÅŸlarımla Islansın SECCADEM Edep Nedir Diye [...]
Hz Süleyman Allahın hükümdarlık verdiği peygamberdir. Süleyman aleyhisselam ; kıymetli peygamberlerimizdendir. Cihad etmiştir. ordusunda : Cinler , hayvanlar (kuş orduları),insanlar vardır. birgün güneşe tapan bir ülkeye MsJ gönderiyor. Bu ülkenin lideri bir bayan adı belkıs. Hz Süleymanın kuş orduları komutanı Hüdhüd tür. Hüdhüd bizim bildiğimiz bir ağaçkakandır. Ağac kakana veriyor mektubu gönderiyor belkışın ülkesine. Hüdhüd [...]
Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir (Hz Ali (ra))Her kalbin çarpıntısı kendi ecelinin ayak sesleridir (Beyazidi Bestami) Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur (Hz Ebubekir (ra)) Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir (Sadi) Kibir, bele bağlanmış taş gibidir Onunla ne yüzülür ne de uçulur (Hacı Bayram-ı Veli) Zalimler için [...]
Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı ÅŸerîflerine çağırdı. Åžam’a gidip gitmediÄŸini sordu. O da; “Gitmedim efendim” deyince; “Åžu tarafa bak bakalım ne göreceksin?” buyurdu. İşâret ettiÄŸi yöne baktığında, yemyeÅŸil bahçeleriyle, Åžam’ın karşısında durduÄŸunu hayretle gördü. Åžam’ı merakla seyrettiÄŸini gören Gavs-ül-Memdûh; “Abdürrahîm! BoÅŸi köyü buradan uzakta mıdır görülebilir mi?” buyurunca, rüyâdan uyanır [...]
Musa Aleyhisselâmın ümmeti: – Ya Musa! Rabbimizi yemeÄŸe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haÅŸa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir ÅŸeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina’ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediÄŸinde, Allah [...]