“İsrail’deki devam eden liderlik ülkenin stratejik çıkarlarına yönelik yakın tehditin çözümünü düşünüyor ve bu çözümü Filistin’in diplomatik atağının sınırlandırılmasında en temel gorev haline getiriyor. Fakat İsrail kendisi için gerekli hamleyi hiç kimsenin ummadığını yaparak baÅŸarabilir: Filistin devletenin bağımsızlığını, bir takım kritik ÅŸartlarla, kabul ederek.”

İSRAİL KENDİSİNDEN BEKLENMEYEN HAMLEYİ YAPMALI
Foreign Affairs’e yazan İsrail eski kabine bakanı ve DışiÅŸleri ve Savunma Komisyonu üyesi  Isaac Herzog’a ait bu sözler.

Herzog “Why Israel should Vote for Palestinian Independence” adlı makalesinde, İsraillilerin büyük bir çoÄŸunluÄŸunun iki devletli çözümü desteklediÄŸini ve bir Filistin devletinin BirleÅŸmiÅŸ Milletler’de ‘tek taraflı’ bir eylemle ortaya çıkmasındansa iki taraflı anlaÅŸmalarla kurulmasını istediÄŸini söylüyor. Ona göre bu yüzden Filistin devletinin bağımsızlığı desteklenmeli ve karşılıklı görüşmelerin yeniden baÅŸlamasıyla İsrail ÅŸartları çözüm içine koymalıdır. Bu gerçekleÅŸmezse uluslararası camiadan soyutlanacak İsrail için daha olumsuz sonuçların doÄŸacağını vurguluyor;

“BirleÅŸmiÅŸ Milletler’e getirilen öneride, 1967 yılındaki çizgilerin sınır olarak kabul edilmesini ve DoÄŸu Kudüs’ün baÅŸkent olması istenebilir. Bu tür bir çözüm bu sınırlar içindeki herhangi bir İsrail varlığını doÄŸal olarak yasadışı kılabilir ve bu da İsrail’in yahudilerin kutsal bölgeleri olan aÄŸlama duvarını, İsrail’in güvenliÄŸini saÄŸlayan ve toprak deÄŸiÅŸ tokuÅŸunda genellikle İsrail’in bir parçası olarak kalmayı sürdüreceÄŸi düşünülen önemli yerleÅŸim bölglerini kontrol altında tutmalarını zorlaÅŸtırabilir.  Filistinliler sonunda uluslararası kabul görmüş bu tür pozisyonlar konusunda uzlaÅŸmazlık çıkaracaklardır ve İsrail bu tür tek taraflı referanslarla müzakere etmekte zorlanacaktır.” diyor.

İSRAİL’İN ORTADOÄžU’DAKİ POZİSYONU BELİRSİZLEÅžTİ
OrtadoÄŸu’daki tarihsel deÄŸiÅŸimin İsrail’in stratejik pozisyonunu belirsizleÅŸtirmiÅŸ olduÄŸunu da sözlerine ilave ederek, İsrail hükümetinin Eylül’de BM’de yapılacak Filistin Devleti oylamasına karşı yoÄŸun diplomatik kampanya baÅŸlatmasını eleÅŸtiriyor.

FİLİSTİN DEVLETİNİ DESTEKLEYEREK BUNU AVANTAJINA KULLANMALI
İsrail açısından yapılması gerekeni;

“BM çözümüne karşı durmak yerine, İsrail insiyatifi eline almalı ve BirleÅŸmiÅŸ Milletler’de Filistin devletini desteklemeyi kabul ederek bunu avantajına kullanmalı.  Filistin devletini kabul etmek belki sonunda İsrail Filistin barış görüşmelerinin kapılarını açabilir, iki devletli çözüm ihtimalini güçlendirebilir, büyük ölçüde İsrail’in bölgedeki ve uluslararası camiadaki pozisyonunu güçlendirebilir.” kelimeleri ile ifade ediyor.

İsrail’in uluslararası camiada yalnızlaÅŸmasına giden süreci tersine çevirmesi ve barış sürecini canladırması için, İsrail’in BirleÅŸmiÅŸ Milletler’de Filistinlilerin bağımsızlık isteklerini desteklemesini salık veriyor. Ona göre barış görüşmeleri yeniden baÅŸladığında İsrail’in de ileri süreceÄŸi ön ÅŸartlar ile birlikte ortaya çıkacak bir çözüm, Filistin’in BM’de İsrail’in karşı koyuÅŸuna raÄŸmen tanınmasından daha iyidir.

Bu anlayışın bir parçası olarak da, “İsrail ABD eski baÅŸkanı Bill Clinton’ın 2000′de koyduÄŸu ve Barack Obama’nın Mayıs 2011′de geliÅŸtirdiÄŸi parametlereleri kabul etmeli” diyor.


Yazar : Ghost

İsrail’in Filistin’in bağımsızlığını desteklemesi onun hayrına dedi. Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz